Çocuklarda Cinsel İstismara Karşı Nasıl Önlem Alınmalı?

Çocuklarda Cinsel İstismara Karşı Nasıl Önlem Alınmalı?

Artık her ailenin çocuklarına anlatması gereken bir durum cinsel istismar. Çocuk Gelişimi Uzmanı Petek Akan cinsel istismar nedir, çocuk hangi durumlarda özel alanlarına geçildiğini anlaması gerekir, istismara uğradığını nasıl anlarız gibi soruların cevaplarını bizimle paylaştı.

 

 

Çocukların bir yetişkin tarafından maruz kaldığı bazı durumlar cinsel istismar olarak adlandırılmaktadır. Çocuğu cinsel uyarı ve doyum için, cinsel obje olarak kullanma, genital bölgeye dokunma gibi hareketleri istismar olarak adlandırabiliriz. Cinsel istismarın mutlaka şiddet içermesi gerekmez. Ve ne yazık ki çocuklar anne, baba, üvey anne, üvey baba, öğretmen, kardeş, akraba, komşu tarafından cinsel tacize maruz kalabilmektedirler.

 

 

Peki, Bir Çocuğun İhmal Veya İstismara Uğradığını Nasıl Anlarız?

Çocuklar genellikle ayıp, günah olduğunu düşündüğü için korkar, utanır ve bu durumu saklarlar. Böyle bir durumda ancak şiddete maruz kalındıysa fark edilir. Çocuğun vücudunda ve cinsel organında yara, kesik, morluk, kanama görülebilir. Diğer bir belirti ise çocuklardaki davranış değişiklikleridir. Yeme-uyku bozuklukları, içine kapanma, bebek gibi konuşma, yaşlarına uygun olmayan cinsel oyunlar oynama, yabancılardan korkma gibi davranışlar gözlenebilir. Korku, içine kapanma, depresyon, alkol ve madde bağımlılığı, okul başarısının düşmesi, sebepsizce ağlamalar istismarın çocuklar üzerindeki etkilerinden bazılarıdır.

 

Cinsel İstismara Karşı Neler Yapılabilir?

En önemli ve ilk adım çocuğa inanmaktır. Çünkü bir çocuk böyle bir konuda kesinlikle yalan söylemeyecektir. Öfkelenmeden başına gelenleri anlatması için çocuk cesaretlendirilmelidir. Onun bir suçunun olmadığını masum olduğunu bildiğinizi göstermek çocuğu rahatlatacaktır ve korkmadan anlatmasını sağlayacaktır. Ayrıca çocuklara cinsel eğitim doğru zamanda doğru bir şekilde verilirse çocuk istismarı bir nebze önlenmiş olacaktır.

 

Cinsel eğitim, çocuğun yaşına uygun ve doğru kelimelerle, kendi cinselliğini tanıması bedenini tanıması farkına varması, anne babaya sorduğu sorular ve cevaplarıdır.

 

Çocuklara cinsel eğitim verirken, “özel alan” tanımlaması en önemli husustur. Özel alanlarının nereleri olduğu öğretilmeli ki çocuk cinsel bölgelerini içeren özel alanlarını koruyabilsin. Çocuklara 2 yaşından itibaren özel bölgelerinin yerleri öğretilmeli ve bu alanların onlar için özel olduğu onlara ait olduğu öğretilmelidir. Ve bu alanlara gerekli durumlarda sadece anne ve baba temas edebileceğini ve izin verildiği durumlarda doktorun temas edebileceğini bilmeleri gerekmektedir. Bu eğitim sözlü ya da kitaplar aracılığıyla çocuğa verilebilir. Çocukların özel bölgelerini onların oyuncak bebekleri üzerinde ya da çocuk resimlerinin olduğu boyama sayfalarından etkinlikler oluşturarak daha iyi anlamaları ve pekiştirmeleri sağlanabilir. Bu sayede çocuklar hem özel alanlarını korumayı hem de başkalarının özel alanlarını korumayı, dokunmamayı ve bakmaması gerektiğini öğrenir. Özel alan eğitiminde bir de çocukların ebeveynlerinden ayrı uyuması söz konusudur. Çocuk 4-5 yaşlarına doğru anne babasının veya başkasının odasına kapı çalınmadan girilmemesi gerektiğini öğrenmelidir. Bu odaların kişilere özel olduğunu orada giyinebileceklerini, duş alabileceklerini bilmesi mahremiyet eğitimi açısından önemlidir. Çocuk üstünü değiştirirken yardım istemiyorsa odasına girilmemeli ve ailelerde üstlerini kendi özel alanlarında değiştirmelidir. Banyo ve tuvalette özel alanlar olduğundan başkası varken girmemeli kapı çalmayı bilmeli ve kendi girdiği zamanda ise kapısını kapatması gerektiğini öğrenmelidir ve başkasının görebileceği ortamlarda asla tuvaletini yapmamalıdır. Bu alışkanlık bebeklik çağında başlaması gerekmektedir. Anne bebeğin bezini herkesin içinde değiştirmemelidir ve bu işlemi herkese yaptırmamalıdır. Çocuk 4 yaşından sonra banyo yaptırılırken iç çamaşırları giyinik olmalı ve bakmamaya özen gösterilmelidir. Çocuğun kendi başına yıkanabilmesi teşvik edilmelidir. Ayrıca çocuklara cinsel organlarının isimleri doğru bir şekilde öğretilmelidir. Argo ya da halk arasında alışılagelmiş terimler öğretilmemelidir. Bunları kullanırken cinsel eğitim sırasında ayıp ya da günah olmadığı belirtilmelidir.

 

İyi dokunuş kötü dokunuş öğretilmeli ve çocukların özel alanları aile içinde sevgi objesi olarak gösterilmemelidir. Kötü dokunuş temasını farkettiği anda ilk önce yapması gerekenin bağırıp iterek hayır demesi gerektiğini öğrenmelidir. Böyle bir durumda olayı ailelerine anlatabilecek kadar ebeveynlerine güvenmelidir.

 

Çocuk cinsel istismarında yanlış bilinenler ve gerçekler

 

Yanlış: Çocuk istismarı az rastlanan bir durumdur.

Gerçek: Çocuk istismarı az rastlanan bir durum değildir. Geçmişe yönelik araştırmalar gösteriyor ki 4 kız çocuktan biri ve 6 erkek çocuktan biri 18 yaşından önce bir çeşit cinsel istismara maruz kalmaktadır. Her nasılsa, çocuk cinsel istismarının çok sır olan doğası gereği, cinsel istismar vakalarının birçoğu asla rapor edilmiyor.

 

Yanlış: Çocuklar çoğunlukla yabancılar tarafından cinsel istismara uğrar.

Gerçek: Çocuklar çoğunlukla bildikleri ve güvendikleri kişiler tarafından cinsel istismara uğrar. Rapor edilen cinsel istismar vakalarında çocukların dörtte üçü aile üyeleri tarafından ya da aile ve çocuk tarafından bilinen ve güvenilen insanlar tarafından gerçekleştirilmiştir.

 

Yanlış: Anaokulu çocukları cinsel istismar konusunu bilmeye ihtiyaçları yoktur, bu konuda onları eğitmek onların korkmalarına sebep olur.

Gerçek: Çocuklar için güvenli beden becerileri ve ne tür temasların normal ve hangi tür temaslara izin verilmeyeceğine dair  bir çok eğitim programı vardır. Bu programlar temel güvene dayanan beceriler geliştirmelerine yardım ettiği gibi korkmamalarını da sağlar.

 

Yanlış: Cinsel istismara maruz kalmış çocuk asla bir daha normale dönemez.

Gerçek: Çocukların birçoğu oldukça esnektir ve iyi bir terapi ve ailenin ya da bakıcıların desteği ile tekrar normale dönebilir.

 

Yanlış: Çocuklar daima yetişkinler tarafından cinsel istismara uğrarlar.

Gerçek: Rapor edilen cinsel istismarların % 23′ü 18 yaşın altındaki çocuklar tarafından gerçekleştirilmiştir. Cinsel merak ve araştırma amacıyla aynı yaştan çocuklar arasında, eğer biri diğerini kendisi ile birlikte olmaya zorlarsa -yetişkinlikteki seksüel aktiviteler gibi, bu davranış istismardır ve sağlıksızdır. İstismarcı ve kurban her ikisinin de terapiye tabi olması gerekir.